|
Seyahat Şekline Bağlı Seyahat Hastalıkları
- Derin ven trombozları,
- Taşıt tutmaları,
- Zaman farkına bağlı sersemlik hali.
1) Derin Ven Trombozları
Derin ven trombozları özellikle uzun yolculuklar sırasında hareketsiz kalma sonucu bacak damarlarında oluşan pıhtının neden olduğu bacak ağrıları ve şişliktir. Pıhtı yerinden koparak akciğer damarlarını tıkarsa ölümcül sonuçlar doğurabilir. Derin ven trombozları özellikle uzun uçak yolculukları gibi hareket kabiliyetinin kısıtlandığı yolculuklar sırasında sık görülür. derin ven trombozları son günlerde basınında dikkatini çekmiş ve dar uçak koltuklarının bu hastalığa sıkca neden olduğu görüldüğünden hastalığın adı ekonomi klas sendromu olarak anılmaktadır.
Derin ven trombozu;
-
40 yaş üstü insanlarda
-
hamilelerde
-
daha önce varis ve benzeri şikayeti olan insanlarda
-
yakın zamanda karın veya bacak ameliyatı geçirenlerde,
-
doğum kontrol ilacı kullananlarda,
-
sigara içenlerde,
-
şişman kişilerde,
-
susuz kalan kişilerde
-
bazı ilaçlar veya birtakım hastalığı olan insanlarda sık görülür.
Derin ven trombozunun ilk bulguları genellikle önemsenmez, hastalık;
- bacaklarda hassasiyet ve kızarıklık
- ağrı ve
- ateşle başlar.
Bu dönemde tedaviyle çabuk geriler fakat pıhtı yerinden kopup akciğer damarlarını tıkarsa ;
Derin ven trombozuna bağlı bu rahatsızlıklar bir tablet aspirinle engellenebilir ( doktorunuza danışın ).
2) Taşıt Tutmaları
Taşıt tutmaları gerçek bir hastalık değil anormal bir durum karşısında vücudumuzun verdiği normal bir reaksiyondur. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür.Yaşın küçülmesiyle taşıt tutması riski artar. Yapılan bir incelemede deniz yolculuklarında ( feribot ) yolcuların yaklaşık % 30 unda değişik derecelerde taşıt tutması görülmüştür. Yolcuların;
-
%25 i kendilerini hasta,
-
% 4 ü çok hasta,
-
%5 i hiçbirşey yapamıyacak kadar hasta hissetmiş,
-
bu hastaların %7 sinde ise devamlı bulantı kusma hali görülmüştür.
Güneş gözlüğü ve bir objeye konsantre olmak taşıt tutmasını azaltır. Bu nedenle çocukların emniyetli bir şekilde oturtulduktan sonra güneş gözlüğü takılarak ellerine oyuncak verilmesi en iyi önlemdir. Taşıt tutmaları her türlü taşıtta görülebilirse de daha çok deniz yolculukları sırasında ortaya çıkar, taşıtın küçüklüğü, ve yolculuğun uzunluğu taşıt tutması riskini arttırır. Taşıt tutmasında ilk şikayet bulantıdır, daha sonra hastanın rengi solar ve soğuk terlemeye başlar, bu şikayetleri genellikle kusma izler, kusmalar aşırı boyutlara varabilir. Hasta genellikle açık ve temiz havaya çıkmak ister, tükrük salgısı artar, solunum sayısı artar, alında şiddetli bir başağrısı şikayeti olabilir. Bu durumu halsizlik, baş dönmesi ve aşırı bitkinlik hali izler.
Taşıt tutmasını azaltmak için:
-
güneş gözlüğü takılabilir ( kapalı ortamda bile ),
-
çocuklara konsantre olabilecekleri oyuncaklar verilebilir,
-
hafif ve sulu gıdalar tercih edilmeli alkol alınmamalıdır,
-
taşıtın en az sallanan yerine oturulmalı;
-
arabada ön koltuk,
-
otobüste orta kısım,
-
gemide orta alt kısım,
-
uçakta kanat kısmı,
-
yüz gidilen doğrultuda olmalı,
-
mümkünse dışarda fiks bir objeye bakılmalı veya konsantre olunmalı,
-
ani baş hareketlerinden kaçınılmalı,
-
mümkünse uyunmalıdır.
Kusmalar ve mide hareketlerinin azalması nedeniyle bu durmdaki hastaya ağızdan verilen ilaçlar etkisizdir. Taşıt tutmalarına karşı ilaçların 1 saat önce alınmaları gerekir. Bu ilaçlar genellikle konsantrasyon bozukluğu ve uyku hali yaptıklarından taşıt kullanmayı ve ince işleri zorlaştırılar. Kalp hastalarının, astımlıların, prostatı olan hastaların ve glokomlu hastaların butür ilaçları kullanmaları sakıncalı olabilir. Aşırı bulantı, kusma sonucu su kaybı özellikle; yaşlılar, çocuklar, kalp ve böbrek hastalığı olanlar için çok tehlikeli olabilir ve hayati riskler taşıyabilir.
Zaman farkından doğan rahatsızlıklar özellikle kısa sürede üç den fazla saat diliminin aşıldığı yolculuklarda ortaya çıkar. Zaman farkı sonucu genellikle;
- halsizlik,
- huzursuzluk,
- uykusuzluk,
- başağrısı,
- konsantrasyon bozukluğu şikayetleri ortaya çıkar.
- nadiren hazımsızlık, mide şikayetleri, ishal, kabızlık veya eklemlerde şişme ve ağrı şikayetleri görülür.
3) Zaman Farkına Bağlı Sersemlik Hali
Zaman farkı şikayetleri normal gündüz – gece düzenimizin aniden bozulması sonucu ortaya çıkar. Gece – gündüz düzeninin bozulması günlük yeme – uyuma ritmimizi ayarlayan biyolojik saatimizi bozar ve şikayetler belirmeye başlar. Zaman farkı şikayetleri doğuya doğru gidildikçe daha şiddetli hale gelir. Özellikle işadamları ve öğrenciler için zaman farlı şikayetleri önemli iş görüşmelerinde veya sınavlarda başarısızlıklara neden olabilir.
Zaman farkı şikayetlerini azaltmak için;
-
Fizik kondisyonun arttırılması ve gevşeme amacıyla egzersizler yapılabilir. Bu egzersizlere yolculuk öncesi başlanması ve yolculuk sırasındada saat başı koridorda yürüme ve germe egzersizleri yapılması,
-
Yolculuk sırasında ve sonrasında bolca su içilmesi,
-
Sigara, alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durulması ve hafif gıdalar alınması,
-
Yolculuk sırasında 45 dakikadan fazla uyunmaması,
-
Varış yerinde mümkün olduğunca gün ışığında kalınması, bu amaçla doğuya gidiyorsanız sabah, batıya gidiyorsanız akşam güneşinde kalınması,
-
Yemek saatlerinizi varış yerine göre ayarlamanız, acıksanız da bu saatler dışında yemek yememeniz,
-
Mümkünse varış yerinde ilk gün fazla aktiviteye katılmamanız, önemli toplantı ve işlerinizi en az bir gün sonraya bırakmanız ve akşam iyi bir uyku uyumanız, önerilir.
-
Diyet ve melatonin zaman farkı şikayetlerini azaltmakta etkisiz bulunmuştur.
Zaman farkı şikayetleri üç gün içinde engeç bir haftada kaybolur. İlk günün dinlenmeyle geçirilmesi bu süreyi kısaltır. Akşam saatlerinde alınacak kısa etkili uyku ilaçlarıyla normal ritminde uyuma sağlanabilir.
|